
Sinan Alçın, enerji maliyetlerinin ve rezervlerle finanse edilen açığın baskıyı artırdığına dikkat çekti. Fon krizi de Borsa İstanbul işlemlerini olumsuz etkiliyor.
Sinan Alçın, artan enerji maliyetlerinin baskıyı artırdığını belirterek Türkiye’nin 2026 cari açık tahminini 58-60 milyar dolara yükseltti. Açığın yılın ilk sekiz ayında 44 milyar dolara ulaştığını söyledi.
Alçın, Türkiye’nin 2025’i yaklaşık 25 milyar dolarlık cari açıkla kapattığını belirtti. 2026’daki açığın, cari açığı gayrisafi yurt içi hasılanın %3’ünün üzerine çıkarabileceğini söyledi.
Alçın, Hürmüz Boğazı krizinin ardından ham petrol fiyatlarının 100 doların üzerinde kalmasını başlıca risklerden biri olarak gösterdi. Türkiye’nin enerji, ham madde ve ara malı ithalatına bağımlı olduğunu belirterek üretimdeki artışın cari açığı da büyütebileceğini söyledi.
Açığın tek başına kriz anlamına gelmediğini belirtti. Asıl önemli konunun açığın nasıl finanse edildiği olduğunu söyleyen Alçın’a göre, 2026’da finansmanın önemli bir bölümü merkez bankası rezervleriyle karşılandı.
Alçın ayrıca fon krizi ve yurt içindeki siyasi gelişmelerin hızlandırdığı doğrudan yabancı yatırım ve portföy yatırımlarındaki düşüşün, rezerv yönetimini daha önemli hâle getirdiğini söyledi.
Programa göre Borsa İstanbul’da işlem hacmi ve işlem sayısı yaklaşık yarı yarıya düştü. Alçın, kalıcı bir toparlanmanın fon krizinin yarattığı zararın durdurulmasına ve yatırımcıların kayıpların nasıl karşılanacağı ile tasfiye sürecinin nasıl yürütüleceği konusunda yeniden güven kazanmasına bağlı olduğunu söyledi.
Krizin ardından piyasada daha sağlıklı fiyatlamaların oluşabileceğini belirtti. Manipülatif hareketlerin azalabileceğini ve fiyatların şirketlerin temel değerlerine daha yakın seyredeceğini söyledi. Halka arz öncesinde ve sonrasında kurumsal yönetimin güçlendirilmesi gerektiğini de vurguladı.
Programda IMF’nin dikkat çektiği küresel borç riskleri de ele alındı. Alçın, küresel mal ve hizmetlerin değerinin yaklaşık 85 trilyon dolar olduğunu, buna karşılık borçla birlikte dolaşımdaki paranın yaklaşık 300 trilyon dolara ulaştığını söyledi. Sert bir düzeltmenin 2008’dekine benzer büyük bir küresel finans krizini tetikleyebileceğini savundu.
Alçın, ABD’nin 10 ve 30 yıllık tahvil getirilerinin yüksek seyretmesini, Çin’in yükselişini ve ticaret gerilimlerini de küresel finans sistemi üzerindeki baskı unsurları olarak sıraladı. Getirilerin %5’in altında kalmakta zorlandığını belirterek bunun hükümetlerin borçlanma maliyetlerini artırdığını ve yatırımcıların uzun vadeli risk iştahını azalttığını söyledi.
Bu içerik yapay zeka teknolojilerinden faydalanılarak üretilmiştir. Yukarıda listelenen yayın kuruluşlarının haberlerine dayanır.